Euro
37,5000
© 2026 Jorday.net: Uluslararası Haberler, Derinlemesine Analiz Merkezi
Haber Yazılımı: Aladağ Bilişim

Seattle merkezli Apacendo Health, böbrek hastalıklarında yapay zeka ile günlük idari işlemlerde 5 saat tasarruf sağlıyor

Seattle merkezli Apacendo Health, kronik böbrek hastalığında idari süreçleri yapay zeka ile otomatikleştirerek klinik personeline günlük yaklaşık beş saat zaman kazandırıyor.

Yayınlanma
7 Dk Okuma Süresi

Amerika Birleşik Devletleri’nde kronik böbrek hastalığı 37 milyon kişiyi etkiliyor ve bu hastalığın ileri aşaması olan böbrek yetmezliği yılda 130 binden fazla kişiyi zorluyor. Ancak, bu hastaların yönetiminde kullanılan araçlar çoğunlukla çağın gerisinde kalıyor. Seattle merkezli Apacendo Health’in kurucu ortakları Jonathan Lin ve Chong Sun, yapay zeka destekli yazılımlarıyla nefroloji kliniklerinde idari işlemleri otomatikleştirerek, personelin günlük yaklaşık beş saatlik zaman tasarrufu sağlamayı hedefliyor.

Yapay Zeka ile Böbrek Hastalığı Yönetiminde İdari İşlerin Azaltılması

ABD’de kronik böbrek hastalığı, 37 milyon kişiyi etkiliyor ve bu hastalığın en ileri evresi olan böbrek yetmezliği yılda 130 binden fazla insanı etkiliyor. Ancak nefroloji kliniklerinde kritik hasta bilgileri hâlâ çoğunlukla faks yoluyla geliyor, laboratuvar sonuçları farklı sistemlerde tutuluyor ve bu veriler manuel olarak elektronik sağlık kayıtlarına tek tek giriliyor. Apacendo Health’in kurucu ortağı Jonathan Lin, bu sürecin çok çağ dışı olduğunu vurguluyor.

Şirketin geliştirdiği yapay zeka tabanlı sistem, faksla gelen belgeleri okuyup hasta bilgilerini otomatik olarak işleyecek şekilde tasarlandı. Böylece klinik personelinin bu işlemler için harcadığı zaman önemli ölçüde azalıyor. Yazılım, mevcut sağlık sistemleriyle uyumlu şekilde çalışıyor ve idari yükü hafifleterek sağlık çalışanlarının hasta bakımına daha fazla odaklanmasını sağlıyor.

Kronik Böbrek Hastalığının Gizli Tehdidi ve Erken Teşhis Zorlukları

Dr. Osama Amro, Seattle’daki Swedish Medical Center’da nefroloji direktörü ve National Kidney Foundation’ın Pacific Northwest şubesinde danışma kurulu üyesi olarak, kronik böbrek hastalığının genellikle belirti vermeden ilerlediğini belirtiyor. Hastalar böbreklerinde ağrı gibi belirtiler yaşamadıkları için çoğunlukla hastalık geç evreye gelince doktora başvuruyor.

Kan ve idrar testleri böbrek hasarını yıllar öncesinden tespit edebilse de, mevcut sağlık altyapısı bu erken teşhis için gerekli veri paylaşımı ve koordinasyonu sağlayamıyor. Dr. Amro, elektronik sağlık kayıtlarına rağmen verilerin birçok farklı yerde faksla geldiğini ve bu durumun hasta değerlendirmelerinde gecikmelere yol açtığını ifade ediyor.

Kronik böbrek hastalığı olan bir hastanın yıllık maliyeti yaklaşık 30 bin dolar olup, hastalık ilerledikçe bu maliyet, özellikle diyaliz ve hastaneye yatışlar nedeniyle artıyor. Hastalığın son evresine gelen ve böbrek nakli olmayan hastaların beş yıl içinde hayatta kalma şansı %50’nin altında.

Kliniklerde İdari Yük ve Sigorta Süreçlerinin Zorlukları

Anika Porter, Houston’da Global Kidney Care kliniğinde nefroloji uygulama yöneticisi olarak 17 yıldır görev yapıyor. Kliniklerinde günlük 20 ila 24 hasta muayene ediliyor ve her hastaya diğer birçok klinikten daha fazla zaman ayrılıyor. Buna rağmen idari işlemler, özellikle faksların yönetimi ve sigorta işlemleri nedeniyle çalışanların omuzlarında ağır bir yük oluşturuyor.

Klinikte, Apacendo Health’in teknolojisi kullanılmadan önce, faksları yönetmek için iki personel görevlendirilmişti. Günlük yüzlerce belge manuel olarak gözden geçiriliyor ve veri girişi yapılıyordu. Sigorta şirketlerinin ödeme politikalarındaki tutarsızlıklar, doktorların aldığı ücretlerin beklenenden çok daha düşük kalmasına neden oluyor.

Jonathan Lin, sigorta şirketlerinin hastalara yapılan hizmetler için kesilen faturaların çok altında ödeme yaptığını ve bunu doktorlara bildirmediğini belirtiyor. Çoğu doktor ise bu durumu ancak finansal inceleme yapmaya başladığında fark edebiliyor.

Anika Porter, sigorta şirketlerinin uyguladığı indirim politikaları karşısında doktorların çaresiz kaldığını, nefroloji alanında maaşların durağan olduğunu ve bunun personel değişimine ve bütçe kısıtlamalarına yol açtığını ifade ediyor. 2023 yılında ABD’de nefroloji uzmanlarının yaklaşık %52’si uluslararası tıp mezunlarından oluşuyor; bu da alanda Amerikan hekim sayısının azlığını ve göç politikalarının alana etkisini gösteriyor.

Apacendo Health’in Kuruluşu ve Sektörel Vizyonu

Jonathan Lin, diyaliz sektöründe uzun yıllar çalıştıktan sonra sağlık alanında özel sermaye ve girişim sermayesi yatırımları yapmaya başladı. ABD diyaliz pazarında DaVita ve Fresenius şirketlerinin yaklaşık %70 pazar payına sahip olduğunu belirtiyor. Lin, mevcut sistemin çoğunlukla hastalığın son evresine odaklandığını, erken müdahaleyi destekleyecek yapının eksik olduğunu vurguluyor.

Apacendo Health’in diğer kurucusu Chong Sun ise sağlık sektöründe deneyimi olmadan teknoloji alanında çalışıyor. Kendi eşi, bir Donanma gazisi ve emekli olduktan sonra VA’da ruh sağlığı terapisti olarak görev yapan Sun, eşinin günlük hasta görüşmelerinde harcadığı yedi saatlik yoğun idari işlemler nedeniyle sadece üç saat hasta bakabildiğini gözlemledi. 2023 yılında hastaların görüşmelerinden otomatik not çıkaran bir uygulama geliştirdi ancak VA tarafından kabul edilmedi. Bu deneyim, sağlık sektöründe dışarıdan teknoloji değişikliğinin zorluklarını anlamasını sağladı.

Lin ve Sun, 2025 yılında Apacendo Health’i kurdu. Şirket, şu anda üç çalışanıyla dört farklı nefroloji kliniğiyle iş birliği yapıyor ve Science Fair Fund ile melek yatırımcılardan açıklanmayan miktarda yatırım aldı.

Yapay Zeka Destekli Dijital Asistanların Kliniklere Katkısı

Apacendo Health’in yazılımı, klinik iş akışlarına entegre edilen yapay zeka ajanları yaratıyor. Bu dijital çalışanlar, faksları otomatik olarak okuyup gerekli hasta bilgilerini çıkarıyor ve ilgili veri tabanlarına yüklüyor. Böylece idari personelin manuel veri girişi için harcadığı süre önemli ölçüde azalıyor.

Ortalama günlük 60 faks alan küçük bir klinikte, faks başına yaklaşık beş dakika süren manuel işlem toplamda beş saate denk geliyor. Bu sistem sayesinde klinik personeli bu zamanı başka işlere ayırabiliyor. Bir kullanıcı, Apacendo’nun kendisine aileyle daha fazla zaman geçirme imkanı sağladığını belirtti.

Anika Porter, teknolojinin öncelikli hedefinin arka ofis destek süreçlerini güçlendirmek olduğunu ve yapay zekanın insanları değil, görevleri yönetmede yardımcı olması gerektiğini vurguluyor.

Teknoloji ile Klinik Protokollerinin Güçlendirilmesi ve Gelecek Perspektifi

Apacendo Health’in nihai amacı, hasta verilerini kullanarak klinik protokolleri iyileştirmek, hastane yatışlarını azaltmak ve hastalığın ilerlemesini geciktirmek. Jonathan Lin, hangi hastaların durumunun kötüleşme riski taşıdığını belirlemenin tüm sağlık sistemi için faydalı olacağını ifade ediyor.

Dr. Osama Amro, teknolojinin böbrek hastalığının erken belirtilerini saptayıp, müdahale imkanının henüz kapandığı döneme gelmeden ilgili sağlık personeline yönlendirme yapmasını umut ediyor.

Jonathan Lin, “Bu iş her gün hastalarla ilgili. Hepimiz bu sistemde yaşlanacağız. Daha iyi bir yol olmalı.” diyerek, mevcut sistemin iyileştirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Haberi Derleyen: Bülent ERTAŞ

Senin de fikrin var mı?

İlk yorumu sen yap! Düşüncelerini bizimle paylaş.